REİS VE MİLLET
Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
KENAN AKBAŞ
REİS VE MİLLET
03.01.2018

Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 14 Ağustos 2001 yılında AK Partiyi kurduktan sonra basına yaptığı ilk açıklamada Türkiye'deki gidişe dur demek için üç günlük değil uzun soluklu bir yola çıktıklarını belirterek, "Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’’ demişti. Ondan sonra yaşanılan süreçte hep birlikte gördük ki gerçekten de Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Aradan geçen 16 yılda Türkiye’de gözle görülür, elle tutulur oranda çok değişimler yaşandı. Yaşanan değişimleri buradan bir kez daha yazmanın gereği olmadığını düşünüyorum. Zaten yapılanları bilenler biliyor da, bilmek istemeyenlerde bildikleri halde bilmezden geliyorlar. Her neyse dönelim asıl meseleye. Ben bu haftaki yazımda siz değerli okurlarıma Reisin milletle olan diyaloğuna dilimin döndüğü, aklımın erdiği ölçüde değinmeye çalışacağım. Öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyaset anlayışının merkezinde ‘’millete efendi değil,  hizmetkâr olma’’ anlayışının olduğu gerçeğini bilmeyen yoktur.

Bunu da her fırsatta açık bir şekilde dile getirmektedir. Reis siyasette gücün ve yetkinin sadece ve sadece milletten alınacağına ve milletten alınan yetkinin ve gücünde ancak millete hizmet ederek harcanması gerektiğine yürekten inanan bir liderdir. Bu inancını da siyaset hayatında sonuna kadar uygulamaktadır. Her zaman milletin içindedir. Hiç beklenmedik bir anda bir fakirin kapısını çalarak onun sofrasına oturmak suretiyle çorbasına kaşık sallamaktadır. Onda kendini beğenmişlik yoktur. O bulunduğu makamın hakkını verebilmenin mücadelesiyle kendisine güvenen milletine layık olabilmenin çabası içerisindedir. Yani anlayacağınız reis milletin bilakis kendisidir. Onun içindir ki reisin başında olduğu partinin kurmayları da onun gibi olmak zorundadır. Güzel bir atasözü ile örnekleyecek olursak ne demek istediğimi sanırım daha çok iyi anlarsınız. ‘’ Ya bu deveyi güdersiniz, ya da bu diyardan gidersiniz.’’ Çok iyi bilinmesi gereken bir şey vardır ki, o da Recep Tayyip Erdoğan sayesinde belli bir makama sahip olanlar hiçbir zaman kendini Kaf dağının en tepesinde görmemelidir.

Ama maalesef görenler yok mudur? Hiç şüphe yoktur ki vardır. Hiç kimse kendini bulunmaz hint kumaşı ve vazgeçilmez sanmasın. Büyüğünden küçüğüne belli bir makamda bulunan insanlar gelip geçicidir ama tek kalıcı olan onları o makamlara getiren millettir. Millet makamı verdiği kişiden zamanı gelince verdiği o makamı almasını da çok iyi bilir. Reis Türkiye’nin başkentinden partisine mensup insanlara milletin sesine kulak verin, daima milletin içinde olun dedikçe maalesef bazıları liderlerinin talimatlarına kulak tıkamaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ismiyle ve onun şanıyla hava atmaktan başka hiçbir şey yapmayanlar, bilmelidir ki şayet liderinizin talimatlarına uymuyorsanız, ona ve bu millete layık olamıyorsunuz demektir. Önemli olan reisin rüzgârıyla esip gürlemek değil, reisin rüzgârına rüzgâr katarak ülke ve millet için çabalamaktır. Reis millet ve ümmet için gece gündüz demeden mücadele ettiği halde, partisine mensup insanlar liderinin derdine ve çabasına kayıtsız kalıyorsa yazıklar olsun böyle düşünen insanlara.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu AK Partinin 16 yıldır tek başına iktidarda olmasının sebebi yürünen hizmet yolunda daima milletle yürümesindendir. Millet kendisini önemseyenleri, önemser, kendisini sözde değil, özde sevenleri sever. İşte bu millet Tayyip Erdoğan’ı bunun için seviyor. Eskiden millet bir milletvekilini bile seçimden seçime görürken bu tapu Erdoğan’la birlikte tamamen yıkıldı. Artık bu ülkede millet devletin başındaki Cumhurbaşkanına bile kolayca ulaşabilir hale geldi. Diyeceğim o dur ki nereden nereye geldik. Lafın sonu, yazının özü şudur ki; Allah bizleri her zaman yaratılanı severim yaratandan ötürü anlayışıyla görev yapmanın bilincinde olan yöneticilerle muhatap eylesin inşallah. Şu üç günlük dünya da paran, pulun olsa ne, dünya senin olsa ne… Götüreceğimiz bir parça kefenden, bir de gireceğimiz iki metre çukurdan başka gerçek olan ne var ki bu hayatta. Ondan sonrası arkamızdan ya büyük bir beddua, ya da Allah rahmet eylesin diyerek edilen bir dua…!

                                                                                                            Kenan AKBAŞ / 03.01.2017


Bu yazı 2114 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

HAVA DURUMU

SEYDISEHIR

SON YORUMLAR

ANKETLER

Seydişehir FM radyosu ne olmalı



Seydişehir Fm ve Haber Ajans © 2016| İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

SEYDİŞEHİR FM