BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
KENAN AKBAŞ
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
11.01.2016

Her birinde farklı olayların anlatıldığı bütün masallar hep ‘’Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken’’ diyerek başlar. Çocuklarımızı heyecan dolu bir maceranın içine sürükleyen masalın gerisi de böylelikle gelmiş olur. Masalın içinde başrol oynayan Kırmızı Başlıklı Kız, Alaattin, Keloğlan, Pamuk Prenses ve Sindirella gibi karakterler çocuklarımızın kahramanlardır. Çocuk olup da saydığım bu masal dünyasının kahramanlarının ismini duymayan yoktur herhalde? Her ne kadar bazı masalların içinde kötü karakterler olsa da, masalın sonunda hep galip gelen ve mutlu sona oluşan iyi karakterler olmuştur. İşte masalı çocuklarımıza sevdiren en büyük özellik de sonunun hep güzel bitmesidir. İçinde kayıp olup gittiğimiz masalların iyilik, güzellik ve mutluluk gibi elle tutulmayan, fakat canı gönülden hissedilen kavramlarla bitmesi ne güzel bir şeydir değil mi?

Keşke yaşadığımız hayatta hep böyle masallardaki gibi güzel bitseydi. Ama maalesef insanlarımızın hayatı istediği gibi bitmiyor. Birçok kötülüğün var olduğu dünya hayatında bu kötülüklere bulaşmadan tertemiz yaşayabilmek herkesin ortak arzusu olsa da, nefis denen şeye yenildiğimiz için maalesef bunu başaramıyoruz. Dünya hayatının temelini oluşturan insanlarda bir varmış bir yokmuş misali olan canlılardır. Dünyaya gelişimizle gidişimiz arasındaki zaman dilimi öyle çabuk geçiyor ki, bunun birçoğumuz farkına bile varamıyoruz. Günümüz de 1 asır, yani 100 yıl yaşamış bir insana sorsanız ‘’hayatınız nasıl geçti’’ diye emin olun ki vereceği cevap ‘’göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçti’’ den başka bir şey değildir. Ömür dediğin nedir ki, kundakla kefen arasında geçen zaman, bugün varsın bir de bakmışsın yarın yoksun. O zaman Allah aşkına söyler misiniz bana neyi paylaşamıyoruz? Nedir bizim bu bitmek tükenmek bilmeyen, insanların canına kasteden hırsımız?

Soruyorum siz değerli okuyucularıma acıların olmadığı, çocukların babasız kalmadığı bir günüz var mı bizim? Bu soruya hepinizin vereceği tek cevap üç harften oluşan koskoca bir YOK. Aylardır ülkemizin doğu bölgelerinde şehre kadar inen kalleş, vatan haini terör örgütü mensuplarının sözde haklarını savundukları Kürt kardeşlerimize yaşattıkları korku ve stres dolu günleri hep birlikte görüyoruz. Ülkemizin can ve mal güvenliğine kasteden bu vatan hainleri güvenlik güçlerimiz tarafından bir bir temizlenirken, mücadele esnasında şehit olan kahraman askerlerimizin ve polislerimizin geride bıraktıkları küçük yaştaki çocuklarını gördükçe inanın içim parçalanıyor. Büyüdükleri zaman babalarını sadece resimlerden hatırlayacak kadar küçük olan bu günahsız yavrularımızı babasız bırakanları Rabbim inşallah Kahhar ismiyle kahreylesin.

Sonunda elbette ki ölümün olduğu hayatı huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşamak varken, Allah’ın verdiği canı ancak Allah’ın alacağına inandığımız halde neden insanların canına kıyıyoruz hiç anlamıyorum. Çıplak geldiğimiz dünyadan o da nasip olursa sadece bir kefenle ayrılacağız. Bunu bildiğimiz halde dünyada sahip olduklarımızın daha fazlasına sahip olabilmek için akla hayale gelmedik yollara başvuruyoruz. Bir insanın önüne yüzlerce çeşit yemek koysanız insan sadece midesinin hazmedebileceği kadarını yiyebilir. Peki ya diğer yemekler ne olur? Hiç kimseyle paylaşmadığımız zaman hepsi boşa gider. O zaman hayatta bizlere yetecek kadar malımız mülkümüz olduğunu düşünürsek daha fazlasını istemek ne diye? Kimsenin dünyada ebedi kalmayacağını bildiğimiz halde, herkes sonu ahirete giden yolun yolcusu olduğuna göre, Bütün dünya bizim olsa ne olur. Yunus Emre'nin dediği gibi: "Mal da yalan, mülk de yalan, gel biraz da sen oyalan."


Bu yazı 4445 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

HAVA DURUMU

SEYDISEHIR

SON YORUMLAR

ANKETLER

Seydişehir FM radyosu ne olmalı



Seydişehir Fm ve Haber Ajans © 2016| İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

SEYDİŞEHİR FM