DARBELİ VE MUHTIRALI YILLAR
Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
KENAN AKBAŞ
DARBELİ VE MUHTIRALI YILLAR
29.02.2016

Türkiye geçmişinde darbeler ve muhtıralar olmak üzere irili ufaklı birçok sarsıntı yaşamış ve yaşadığı her sarsıntı sonucunda da ağır hasarlar almış bir ülkedir. Tüm bu olumsuz olaylara rağmen, yıkılmadan ayakta kalmayı başararak ne kadar güçlü bir devlet yapısına sahip olduğunu da her seferinde dosta ve düşmana karşı göstermesini bilmiştir. Pek hala nedir bu darbe dedikleri şey? Genel tanımıyla darbe, Türk silahlı Kuvvetlerinin kurumsal olarak ya da bazı subayların kendi başlarına insiyatif alarak sivil yönetime yaptığı müdahaledir. Bana göre ise darbe Türkiye’nin büyümesini istemeyen dış güçlerin, ülkemiz içinde varlığını sürdüren sözde Türk vatandaşı olup da özünde vatan hainliği yatan uzantılarının ekmeğini yedikleri, suyunu içtikleri ülkeye şahsi çıkarları uğruna ihanet etmesidir. Maalesef geçmişte olan bu hainler günümüzde de varlıklarını halen sürdürmekte ve Türkiye’nin büyümesini ve gelişmesini engellemek için belirli aralıklarla sahneye çıkarak kendilerini göstermektedirler.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde ilk darbe deneyimini 27 Mayıs 1960 yılında yaşamıştır. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve onunla birlikte olan yüzlerce kişi tutuklanarak yassı adaya gönderilmişlerdir. Yapılan sözde yargılamalar sonucunda da Başbakan Adnan Menderes’le birlikte bazı bakanlar idam edilerek hayattan koparılmışlardır. Diğer bir darbede dönemin Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren’nin ve komuta kademesinin başını çektiği 12 Eylül 1980 darbesidir. Yine bu darbe sonucunda da insanlar türlü işkencelere maruz kalmış ve bir kısmı da idam edilmiştir. Ben o karanlık ve çağdışı günleri yaşamadım. Fakat büyüklerimizden 1980 darbesinde Türkiye’nin içine düştüğü durumu ve insanların yaşadıkları sıkıntıları çok dinledim. Her ne kadar dinlesem de bir şeyi en iyi anlayan derdi ve cefayı çekendir. Gerisi ise kısa süreli olarak yaşanan üzüntüden ibarettir. Yüce Allah bu millete geçmişte yaşadığı karanlık günleri bir daha yaşatmasın inşallah.

Türkiye’nin tarihinde hep kap kara günler olarak hatırlanacak diğer bir şeyde muhtıralardır. 12 Mart 1971 muhtırasının yanı sıra yakın tarihimizde yaşadığımız iki muhtıra daha var ki bunlarda 28 Şubat 1997 post modern darbe ve 27 Nisan 2007 e-muhtıra dönemleridir. 28 Şubat, o zamanın Başbakanı merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı zorunlu olarak koltuğundan eden ve ülkede imam hatip liselerinin orta kısımlarını kapatan ve başörtüsü zulmünün daha çok arttığı bir süreci kapsamaktadır. Milli güvenlik kurulu toplantısı sonucu alınan kararlar neticesinde sözde laiklerin ülke elden gidiyor, Türkiye yobazlaşıyor diyerek dini inancı gereği başını kapatan insanlara zulmü reva gördüğü 28 Şubat’ın 19. Yıldönümünde bu post modern darbeye çanak tutanları tarih ve millet her zaman lanetle anacaktır.  28 Şubat da Türkiye siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda zorunlu olarak köklü bir değişime maruz bırakılmıştır.

Diğer bir darbede dönemin Genel Kurmay başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt tarafından bizzat kaleme alınarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine atıfta bulunmak suretiyle sözde değil özde laiklik vurgusu yapılarak Ak parti hükümetini hedef alan 27 Nisan 2007 muhtırasıdır. Gece yarısı Türk Silahlı Kuvvetlerinin resmi internet sitesinden yayınlandığı için E-muhtıra olarak da tanımlanmaktadır. 27 Nisan muhtırası gücünü ancak Hakk’tan alan ve halka hizmetkâr olmak için siyaset sahnesine girerek tek başına iktidar olan Ak partinin ve o zaman partinin başında olan Recep Tayyip Erdoğan’ın boyun eğmemesi neticesinde fazla etki gösteremeden bertaraf edilmiştir. Türkiye geçmişten günümüze kadar sayılamayacak kadar çok badireler atlatmış ve halende atlatmaya devam etmektedir. Önemli olan karşılaştığımız her engel karşısında azalarak değil çoğalarak bir ve beraber olduğumuzu göstermektir. Türkiye’nin topla, tüfekle yok edilemeyeceğini bilenler, bizi içimizden yıkmak için darbelerle, eylemlerle bu milletin sabrını zorlamaktadırlar. Her zaman sabırlı olmalıyız ve aklımızı çok iyi kullanarak beraber hareket etmeliyiz. Unutmayın aklın yolu birdir.  


Bu yazı 4550 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

HAVA DURUMU

SEYDISEHIR

SON YORUMLAR

ANKETLER

Seydişehir FM radyosu ne olmalı



Seydişehir Fm ve Haber Ajans © 2016| İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

SEYDİŞEHİR FM